Geleceğini Yaratma Planı

No comments

Paulo Cohelho der ki “Biz bir şeyi arıyorsak, o şey de bizi arıyor demektir”

Yani siz başarıyı arıyorsanız o da sizi arıyordur.

Geçmişi arkanızda bırakarak ve hiçbir mazeretin arkasına sığınmadan, tamamen yenilenmiş olarak yolunuza devam etmek istiyorsanız anlatacağım beş tekniği yaşam felsefeniz haline getirin.

Uygulamanız halinde çevrenizde insanların size karşı duyarlılığının arttığını ve size farklı davranmaya başladıklarını göreceksiniz. Farkı mutlaka fark edeceksiniz.

Birinci teknik; Hayallerinizi Konuşmayın-Yazın

Birisine yapmak istediğiniz ile ilgili bir şey söylüyorsanız; ya kösteklenirsiniz ya dalga konusu olursunuz ya da küçümsenirsiniz.

  • Herkes akıl vermeye çalışır. Yok öyle olmaz, yok böyle olmaz diye vaz geçirmeye çalışırlar. Buna kösteklenmek diyorum. Kimsenin sizi kösteklemesine izin vermeyin.
  • Dalga geçmek için sizi gündem yaparlar ve dalga konusu olursunuz kimseye malzeme vermeyin.
  • Ben de yapardım ne olacak sanki ne var bunda gibi sözlerle kimsenin sizi küçümsemesine müsaade etmeyin.

Bu nedenle gerçekleştirmek istediğiniz hayallerinizi ve hedeflerinizi yakınlarınızla asla paylaşmayın. Bir günlük tutun ve yazın. Çünkü hem içiniz boşaltmış olursunuz hem de en önemlisi kendi kendinizle sözleşme yapmış olursunuz. Böylece hayallerinize sadık kalırsınız.

Bu kapsamda sadece ilgili olana bilgi verin. Bunu yapmadan önce hayallerinizi detaylı olarak inceleyip, eksisini artısını hesaplayıp, güçlü ve zayıf yönlerinizi değerlendirerek konuyu detaylı olarak kendi dünyanızda projelendirin. Ardından eşinizle veya sadece size kaynak sağlayacağına inandığınız kişilere anlatın ki onlar da hayallerinizin boş hayal olmadığını bilsinler, size inansınlar ve gerektiğinde kaynak sağlamaktan çekinmesinler.

Bunun dışında kimseye anlatmayın. Bir günlük tutun ve ilerlemenizi adım adım günlüğüne yazarak geleceğinizi şekillendirecek projenizin aşamalarını kontrol edin. Böylelikle hayallerinizi gerçek bir zemine oturtmuş ve uygulamaya geçmiş olursunuz.

İkinci Teknik: Planlı Yaşayın

Planlı yaşayın. Başlangıçta hiç planınız yoksa bile çevrenize planınız olduğunu söyleyin ve ona göre çevrenizdekileri yönlendirin. Plan hayatınızın içinde olsun. Sizinle şey bir yapmak istediklerinde mutlaka önceden haber verilmesi gerektiği konusunda çevrenizde farkındalığınızı yükseltin. Değer görürsünüz.

Üçüncü Teknik: Güçlü Network Kurun ve Yönetin

Hiç beklenmedik bir yerde beklemediğiniz bir tanıdığınız karşınıza çıkar ve ondan yardım istemek zorunda kalabilirsiniz. Veya bir ülke ile ilgili, bir meslek dalında veya bir kurum ile bir işiniz olur ve bağlantıya geçmek için birilerine ihtiyaç duyarsınız. İşte bu ilişkiler ağına kısaca insan networkü veya sosyal sermaye diyoruz. Milyonlar ödeseniz bile kesinlikle elde edemeyeceğiniz bir işi bir telefonla halledebilme gücü buradan geliyor. Biriktirdiğiniz dostluklar, arkadaşlıklar ve tanıdıklarınız sizin insan networkünüzdür. Paradan daha güçlü ve değerlidir.

Bununla birlikte ilişkilerinizde asla küsmeyin ve dargınlık göstermeyin. Mesafe koyabilirsiniz ama ilişkinizi kesmeyin. Unutmayın sert kapattığınız kapıyı tekrar çalmak zorunda kalırsanız sesinizi duyurmak için yüzünüz olsun.

Ayrıca “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” diye güzel bir söz vardır. Bu söz kaliteli insanlar ile oturup kalkmaya özen göstermeniz gerektiğini anlatır. Asla insanları küçümsemeyin ama oturup kalktığınız insanlar kaliteli olsunlar. Onlar hem size kendinizi iyi hissettirirler hem de sizin nerde durduğun ile ilgili bir göstergedir.

Umutsuz, sürekli şikayet eden, karamsar insanlardan kesinlikle uzak durun. Sizi de dibe çekerler. Unutmayın “Üzüm üzüme baka baka kararır” der atalarımız.

Neticede; değer verin, küsmeyin, yeni ve kaliteli insanlarla tanışın, devam ettirin.

Dördüncü Teknik: Kontrol Edin.

İşlerinizi ve işinizi yapan insanları bizzat, başkaları aracılığı veya elektronik güvenlik kontrol sistemleri aracılığı ile mutlaka kontrol edin. Güvenseniz bile bunu yapın. Güven kontrole engel değildir. Unutmayın varlığınızın hissedilmediği hiç bir işe sahip değilsinizdir.

Kontrol etmiyorsanız dedikodularla veya yalan yanlış bilgilerle işinizi yönetmeye çalışıyorsunuz demektir. Bu da bulunduğunuz yerde uzun soluklu kalmayacağınız anlamına gelmektedir.

Size gelen bilgiyi teyit etmeden, kontrol etmeden reaksiyon göstermeyin. Şu soruyu kendinize sorun. Bu bilgiyi bana kim, ne zaman ve ne maksatla getirdi? Bilgiyi size getirenin nasıl bir menfaati olabilir? Mutlaka bu soruların cevabını zihninizde arayın ve olayı tahlil edin.

Ardından bilginin doğruluğunu teyit edin. Veri iki yöntem ile teyit edilebilir. Birincisi çapraz kontrol yani sorun ile ilgili başka yerlerden bilgi alarak, ikincisi bizzat yerinde veya ilgilileri ile konuşarak yapılır. Ama her iki durumda da kontrol ederken size bilgiyi getirenin sizin bu bilgiyi kontrol ettiğinizin farkına varmaması önemlidir. Yani haber kaynağınızın gerçek niyetini tam olarak anlamanız için sizin kontrol yaptığınızdan haberi olmaması gerekiyor. Böyle davranarak hem kaynağınızı hem de sizinle işbirliği yapanları kontrol etmiş olursunuz.

Kısacası hem işinizi hem çevrenizi basit tekniklerle kontrolünüz altında tutmuş olursunuz. Bu merkeziyetçilik anlamına gelmez. Aksine insanlara yetkilerinizi de devredebilirsiniz. Bununla birlikte yukarıdaki teknikleri uygulayarak gücü elinizde tutarsınız.

Beşinci Teknik: Hemen Atlamayın

Bir ortama girmişsiniz yeni bir ortam ve yeni kişiler ve arkadaşlıklar edinme aşamasındasınız. Bir fikir üzerinde konuşuluyor ve sizin de görüşünüz var. Kendinizi göstermek için hemen olayın üzerine atlamayın. Zaten görüşünüz ortalama bir görüş ise herkeste de aynı fikir vardır ve mutlaka birileri tarafından da gündeme getirilecektir. Sabredin herkes eteklerindekini döksün. Reaksiyonları ve yaklaşımları inceleyin, gözlemleyin. Bir konu üzerinde tartışma ortamı gruptaki insanları tanımak için iyi bir fırsattır. Sonuna kadar bekleyin ve sabredin. Söylenenlerin dışında bir şey söyleyecekseniz vurucu bir şekilde ifade edin, sorun veya söyleyin. Bu teknikle herkesin aklında kalırsınız. En son fikir herkes tarafından mutlaka hatırlanır.

Öte yandan yeteneklerinizi ve elinizdeki imkânları kendinizi göstermek için insanlara hemen sunmayın. Bu bir zayıflıktır. Onların çaba harcayarak elde ettikleri şey daha değerlidir. Eğer siz onlara çaba harcamadan bu imkânı sunuyorsanız; sizi, zayıf kullanılmaya müsait bir kişi olarak görürler. Hatta size sürekli gaz vererek sizi kullanma ihtimalleri bile vardır. Size asla değer vermezler. Bu nedenle ihtiyaçları olduğunda yardım edebileceğinizi göster. Hem de bu durumda onları borçlandırmış olursunuz.

Kısacası hemen atlamayın. Sabredin, gözlemleyin, inceleyin. Vakti geldiğinde bulunduğun ortamın ihtiyacı kadar olanı gösterin hepsini göstermeyin.

adminGeleceğini Yaratma Planı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir